 |
|
 |
| Burun Tıkanıklığı
|
Bir kulak burun boğaz uzmanının en sık karşılaştığı şikayetlerden biri burun tıkanıklığıdır. Sebebi çeşitli olmakla birlikte hasta için gerçekten sıkıntılı bir durum yaratır. Çünkü burnumuzun tıkalı olması hayat kalitemizi büyük oranda azaltır. Gün içinde sıkıntı çektiğimiz gibi gece boyunca da rahat uyuyamamaktan ve kaliteli bir uyku çekememekten yakınır dururuz. Burun tıkanıklığından şikayetçiyseniz mutlaka bir kulak burun boğaz hastalıkları uzmanına başvurmak gereklidir. Çünkü birazdan okuyacağınız gibi burun tıkanıklığına neden olan hastalıklar oldukça çeşitlidir ve bunlardan bazıları erken tanı ve tedavi yoluna gidilmezse hayatı bile tehdit edebilir.
Burun tıkanıklığına neden olan burun enfeksiyonlarına burada değinilmeyecektir. Hastalıklar bölümünde, burun enfeksiyonları (rinitler) adı altında, bu konuyla ilgili bilgi edinebilirsiniz.
1.ALT KONKA HİPERTROFİLERİ
Konka dediğimiz burun içindeki yapılar, her bir burun boşluğunda üçer adet olmak üzere, burnun ön- arka doğrultusunda yerleşmiş sosis benzeri yapılardır. Bunların şişme ve büzülme özellikleri vardır yani erektil dokulardır. Burun içinden geçen havanın ısınması, nemlenmesi ve tirbülans kazanmasında belirgin role sahiptirler. Bu kadar önemli olan bu yapılarının çeşitli sebeplere bağlı olarak normal hacimlerinin üzerine çıkmaları durumunda burun tıkanıklığına neden olurlar. Peki konkalar niye normalden daha fazla büyürler?
- Burun ve sinüslerin bakteriyel ve viral enfeksiyonlarında
- Alerjik nezlede
- Bazı ilaçların kullanımında (örn. bazı hipertansiyon ilaçları, dekonjestan burun damlalarının uzun süre kullanılması gibi)
- Hormonal bazı hastalıklarda
- Gebelikte
- Burun bölmesinde (septum), deviasyon( eğiklik) olan tarafın tersi olan tarafta
Eğer konkalar bahsedilen sebeplere bağlı olarak büyümüş ve hava akışını engellemeye başlamışsa bir kulak burun boğaz uzmanı tarafından tedavi seçenekleri hastaya sunulur.
Tedavi tıbbi ve cerrahi olmak üzere iki şekildedir.Hastalığın sebebine bağlı olarak öncelikle tıbbi tedavi tercih edilmelidir. Ancak ilaçlarla tedaviye yanıt vermeyen hastalarda cerrahi tedavi gündeme gelir. Cerrahi tedavide amaç burun içi ve konkaların yüzeyini bir halı gibi saran mukozaya zarar verilmeden konkanın küçültülmesidir.Çeşitli teknikler vardır;
Radyofrekans: Konka içine yüksek frekanslı ses dalgaları gönderilir. Konkanın içinde yaklaşık 2-3 hafta sonra fibrozis ( nedbe dokusu) oluşur. Bu da konkanın küçülüp büzülmesine yol açar.
Shaver( traşlayıcı): Bu aletler ile konkanın polipleşen kısımları traşlanabildiği gibi, konkanın içinde bulunan kemik iskeletin mukoza korunarak traşlanabilmesi de mümkündür.
Konkal kemiğin sumüköz rezeksiyonu: Bu daha eski bir yöntemdir. Burada yine mukoza korunarak konkanın kemik iskeleti shaver dışı aletlerle ( forseps vs.) dışarı alınır.
2. ORTA KONKA HASTALIKLARI
Konka bulloza: Orta konkanun içinin hava ile dolarak hacminin büyümesidir. Tedavisi cerrahidir.
Çift orta konka: Klinik olarak şikayete yol açıyorsa tedavi edilir.
3.ALAR KOLLAPS
Burun kanatları normalde nefes alıp vermek sırasında stabilitelerini korurlar.Eğer burun kanatlarında yerleşen kıkırdak yapılar normalden zayıfsa, geçirilmiş estetik burun ameliyatlarında bu kıkırdak yapılardan fazla alınmışsa, kişi nefes alınken burun kanatları içe doğru çöker ve burun deliği kapanır.Buna alar kollaps denir. Tedavisi cerrahidir. Zayıflayan kıkırdak bölgesinin desteklenmesi gerekir.
4.SEPTUM DEVİASYONU
Septum, burun boşluğunu ikiye ayıran, kemik ve kıkırdaktan oluşan bir bölmedir.Normalde orta hatta bulunur.Ancak çoğunlukla travmatik nedenlerle bu burun bölmesi kırılabilir ya da burun boşluğunun sağına veya soluna doğru eğilebilir. Dolayısıyla eğik olduğu tarafta hava yolunu daraltarak ya da tıkayarak hava akımını engeller.Bu duruma septum deviasyonu diyoruz.Halk arasında "burnumda et var" ya da "bende geniz eti varmış" gibi tanımlanabilmektedir. Aslında burada et büyümesi gibi bir durum yoktur. Burada burun bölmesinde bir eğiklik sözkonusudur.
Hastalar doktora genellikle burundan nefes alma güçlüğü ile gelirler. Bazende gün içinde problem yaşamamakla beraber özellikle geceleri burun tıkanıklığı, ağzı açık uyuma ve horlama yakınmaları ile başvururlar.Bazı hastalar sık sık sinüzit atakları geçirdiklerinden bahsederler. Burun içindeki hava sirkülasyonunun bozulmasına bağlı burun mukozası kurur. Bu da tekrarlayan burun kanamalarına neden olabilir.
Akciğerlerimiz burundan geçerek gelen havayı tanır, bu havaya karşı duyarlıdır ve akciğer alveolleri ( hava kesecikleri) burundan solunarak gelmiş havayla optimum düzeyde şişer (nasopulmoner reflex).Böylece kanın oksijenlenmesi en iyi şekilde sağlanmış olur. Ancak septum deviasyonu olan kişi burun yoluyla hava alamayıp ağız solunumu yapmaya başladığında akciğer alveolleri yeterli şişemez ve kanın oksijenlenmesi de o oranda düşer. Bu durum ilerleyen yıllarda hastada pulmoner hipertansiyon ve kalbin yüksek basınçlı bölgeye kan pompalamakta zorlanmasına bağlı cor pulmonale gelişmesiyle sonuçlanabilir.
Septum deviasyonunda tedavi cerrahi olarak burun bölmesinin düzeltilmesidir.Ancak her deviasyonun ameliyat edilmesi gerekmeyebilir. Bu durumda başvuracağınız kulak burun boğaz uzmanınız ameliyat gerekip gerekmeyeceği konusunda sizi bilgilendirecektir.
5. BURUN POLİPLERİ
Burun polipleri burun mukozasından kaynaklanan, yer çekimi etkisi ile aşağı doğru sarkan, üzüm salkımı görüntüsündeki, normalde burun içinde olmaması gereken ödemli yapılardır.Burun polipleri tek bir burun boşluğunda sadece belli bir yerde olabildiği gibi her iki burun boşluğunda, hastanın burnundan nefes almasını tama yakın engelleyecek şekilde yaygın da olabilirler.
Burun polipleri çeşitli hastalıkların burun içindeki görüntüsüdür.Bu şu demektir; burnumuzda polip ya da polipler varsa bir çok olası nedenle oluşmuş olabilirler.
Hastaların doktora başvurma sebepleri genellikle burun tıkanıklığıdır. Hastalar burunlarının bir ya da iki tarafından nefes alıp vermekte zorlandıklarını dile getirirler. Bazen de rutin bir kulak burun boğaz muayenesinde tesadüfen saptanırlar.
Burnumuzda polip oluşmasına hangi hastalıklar neden olabilir?
1. Allerji
2. Antrokoanal polip
3. İnverted papillom
4. İnflamatuar polipler (örn. kronik sinüzit)
5. Kistik fibrozis (çocuklardaki poliplerde mutlaka akla gelmeli)
6. Aspirin hassasiyeti
7. Kartagener sendromu
8. Nazal mastositozis
Şimdiye kadar anlatılanlardan çıkarılması gereken sonuç şudur, eğer KBB muayenesi sonrasında doktorunuz size burnunuzda polip ya da polipler olduğu söylüyorsa, henüz tanı konulmamıştır, çünkü bu durum yukarıda bahsedildiği gibi çeşitli hastalıklar nedeniyle olmuş olabilir ve altta yatan hastalığın bulunması gereklidir.
Tanının konulmasında hastadan alınan öykünün büyük önemi vardır. Bu nedenle doktorunuzu şikayetleriniz konusunda net bir şekilde bilgilendiriniz.
Alınan öykü ve yapılan muayene sonrasında doktorunuz size ilaç tedavisi önerebilir.İlaç tedavisi sonrasında burun ve sinüslerinizi görüntüleyen bilgisayarlı tomografi isteyebilir, hiç ilaç tedavisi vermeyip burun içindeki polipten biyopsi almak gerektiğini dile getirebilir, sürüntü almayı önerebilir, ilaç ya da biyopsi önermeyip direkt bilgisayarlı tomografinizi görmek isteyebilir.Yardımcı olabilecek başka testler isteyebilir. Okuduğunuz gibi polip tespit edildikten sonraki aşamalar doktorunuzun polibin hangi hastalık ya da hastalıklardan kaynaklanmış olabileceği hakkındaki öngörüsüne göre şekillenir.
Tedavi ilaç (medikal) tedavisi ve cerrahi tedavi olmak üzere ikiye ayrılabilir;
Medikal tedavi:
1. Burun içine uygulanan steroidli spreyler
2. Sistemik steroid tedavisi
3. Antihistaminikler
4. Antibiyotikler
Hangi hastalarda cerrahi tedavi gereklidir?
İlaçla tedaviye rağmen düzelmeyen yaygın polipli olgularda, antrokoanal polip ve inverted papillom tanısı konulmuşsa, osteomeatal komleks hastalığına neden olan polipli kronik sinüzit hastalarında ameliyat gereklidir.
6. TÜMÖRLER
Özellikle tek taraflı burun tıkanıklığı, zaman zaman kanlı olabilen burun akıntısı, yüz ağrısı, koku alma problemleri ( aslında şikayetlerin tek taraflı olduğu) hastalarda bu yakınmalar göz ardı edilmeden bir kulak burun boğaz uzmanına başvurulmalıdır.
Burun tümörleri iyi ve kötü huylu olabilmektedir. İlerlemiş vakalarda burun ve sinüslerin komşuluğundaki yapılara hastalık yayılabilmektedir. Öncelikle de göz, kafa tabanı yoluyla da dura ve beyin parankimi ilk yayılım bölgeleri olmaktadır.
Yayınlanmış bazı çalışmalar, özellikle ahşap endüstrisinde çalışanların, burun içinde depolanacak kadar ince tozun (sert tahta tozunun) solunması sebebiyle, bu sektörde çalışmayan normal kişilere nazaran 70 kat daha fazla riskli olduklarını göstermektedir. Mesleki faktörler göz ardı edildiğinde kadın erkek oranı 2:1 gibidir. Menapoz sonrası kadınlarda görülme sıklığında hafif bir artış izlenmektedir.
Histolojik yani hücresel düzeyde tümör çeşitlilik gösterebilir.
Tanının konulmasında ilk aşama tümörden şüphelenmektir. Sonrasında görüntüleme yöntemlerine ( tomografi, MRI ) başvurularak burun ve sinüsler incelenir. Tümör düşünülen hastalardan biyopsi alınarak patolojik inceleme sonrasında tanı konulur.
Yapılan tetkikler sonrasında ameliyat için uygun vakalar cerrahi olarak tedavi edilir. Sonrasında genellikle radyoterapi ile tedaviye devam edilir. Kemoterapinin burun ve sinüs tümörlerindeki etkisi sınırlıdır.
7. ENSEFALOSEL
Sıklıkla kafa tabanında bulunan bir defekt nedeniyle beyin dokusunun burun içine fıtıklaşmasıdır.Çoğunlukla fıtıklaşan kısın beyin zarlarıdır. Özellikle çocukluk yaş grubundaki burun tıkanılıklarında akılda bulundurulmalıdır. Tedavisi cerrahidir.
8. KOANAL ATREZİ
Burun boşluğu anatomik olarak arkada koana dediğimiz delikler aracılığıyla nazofarenkse (yutağa) açılmaktadır. Eğer doğuştan bu bağlantı bulunmazsa buna koanal atrezi denir. Her iki burun boşluğunda atrezi varsa yani iki taraflı koanal atrezi mevcutsa bu genellikle yaşamla bağdaşmaz. Tek taraflı atreziler yaşamla bağdaşır.Genellikle tek taraflı tıkanıklığı, tek taraflı burun akıntısı, emzirme sırasında atrezik taraf altta kaldığında solunum sıkıntısı gibi yakınmalarla aileler doktora başvurmaktadırlar.
Tanıda bir besleme sondası burun boşluklarından geçirilerek ağız boşluğuna geçip geçmediğine bakılır ya da boyalı bazı solüsyonlardan buruna damlatılarak ağza gelip gelmediği kontrol edilir. Bunlarda daha kesin olarak tanı endoskopik muayene ile direkt görülerek konulur.
Koanal atrezide tedavi cerrahidir. Atrezi çeşitli cerrahi yaklaşımlarda açılır.
9. BURUN İÇİNDE YABANCI CİSİM
Bir kulak burun boğaz hekiminin sıklıkla karşılaştığı durumların başında burun içindeki yabancı cisimler gelmektedir.Özellikle çocukluk yaş grubunda tek taraflı kötü kokulu, iltihaplı akıntı ve tıkanıklık görüldüğünde aksi ispat edilene kadar yabancı cisim olarak kabul edilmelidir. Yabancı cisimler canlı ya da cansız olabilmektedir. Bunlar burnun endoskopik veya endoskopik olmayan muayenesi sırasında görülürler.
Bazı yabancı cisimler, örneğin küçük piller, burun içinde kalma süresiyle de orantılı olarak, burun mukozasında harabiyet oluşturabilmektedir.
Tedavide hastanın hareketsiz bir şekilde tutulması ile birlikte mevcut yabancı cisim uygun aletler kullanılarak çıkarılır. Burada önemli olan cismin ön ucundan yakalanmaya çalışılmamasıdır. Yabancı cisim bu şekilde arkaya nazofarenke doğru itilebilir. Hatta hastanın aspire etmesiyle birlikte soluk borusuna kaçabilir. Bu nedenle kulak burun boğaz uzmanı olmayan kişilerce yapılmak istenen müdahalelere izin verilmemesi gereklidir. Yabancı cisim çıkarıldıktan sonra mutlaka burun boşluğu başka yabancı cisim olup olmadığına bakılmak üzere tekrar muayene edilir.
|
 |
|
© 2006
www.tanyerikbb.com Tüm Hakları Saklıdır |
|